Doğumdan sonra ne zaman banyo (duş) alınır

LOHUSALIK DÖNEMİ (LOĞUSALIK DÖNEMİ)

LOHUSA – LOĞUSA
Doğumdan sonraki ilk 6 hafta (yaklaşık 40 gün ) lohusalık dönemidir. Normal doğum ve sezaryenden 1 hafta sonra dikiş kontrolü, dikiş alınması (nrmal doğumda dikiş alınmaz) ve diğer kontroller için mutlaka başvurmalısınız. Bebek de doğum günü görüldükten genellikle 5-7 gün sonra tekrar kontrole çağırılır.

Loğusalık döneminde anne vücudunda hangi değişiklikler oluşur?
– Kırmızı, sarı, beyaz akıntı meydana gelir, buna loşi denir. Loşi ilk üç gün kırmızı, 4-5 gün sonra sarı-pembe, 7-8 gün sonra beyaz renklidir. Akıntıdan dolayı iç çamaşırı ve petler sık kirlenebilir, sık sık değiştirilerek tuvalet ihtiyacını takiben önden arkaya doğru antiseptik bir solüsyonla temizlik yapılmalıdır.
– Rahim doğumdan sonra günler geçtikçe küçülür. 2 hafta sonra karında elle hissedilemez.
– Memelerden hormonların etkisiyle süt salgılanır. İlk üç gün süt miktarı azdır. Bebek emdikçe süt artar.
– Anne gebelik boyunca aldığı kiloları verir. Vücut şekli yavaş yavaş normale döner.
– Şişlik ve ödemler azalır.
– Ellerde uyuşma ve bacaklarda kramp gibi şikayetler geçer.

Loğusalıkta annede ne tür şikayetler meydana gelebilir?
– Meme başından çatlaklar en sık rastlanan şikayetlerden birisidir. Doğumdan sonra meme bakımı hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
– Nadiren doğumdan sonra evde aşırı kanama ve uzun süren kanama meydana gelebilir, bu durumda mutlaka hemen doktorunuza başvurunuz.
– İdrar yolu enfeksiyonları doğumdan sonra sık görülür. İdrar yaparken ağrı ve yanma meydana gelir.
– Endometrit denilen rahim içerisinde enfeksiyon oluşması nadiren meydana gelir. Bu durumda çok kötü kokulu akıntı, halsizlik, ateş gibi belirtiler olur. Antibiyotik ile tedavi edilir.
– Sık olmasa da doğumdan sonra görülebilen bir durum da annede depresyondur. Geçici depresyon sırasında anne sık sık ağlar, ancak ağlama nedenini açıklayamaz. Doğumdan sonraki hormonal değişikliklere bağlı oluşur ve sıklıkla kendiliğinden düzelir. Bu dönemde çevresi anneye destek olmalı, güven vermelidir. Gebelik sırasında verilecek eğitim ile anne adayının doğum sonrası ortaya çıkabilecek ruhsal problemleri önlenebilir.
– Normal doğumda dikiş yerinde ağrı olabilir, en geç 1-2 hafta içerisinde geçecektir. 1-2 hafta boyunca dikiş yeri antiseptik solüsyonla önden arkaya doğru tuvalette temizlenmelidir.
– Sezaryen dikiş yerinde ağrı ve uyuşukluk, hissetmeme gibi hisler olabilir. Ağrı 1 hafta – 10 günde oldukça rahatlayacaktır. Dikiş yerinde uyuşukluk ve hissizlik ise daha uzun sürede düzelir.

Doğumdan sonra cinsel ilişki?
Normal doğum veya sezaryenden 6 hafta sonra doktor kontrolünde bir problem saptanmamışsa cinsel ilşkiye izin verilir.

Doğumdan sonra ne zaman banyo (duş) alınır?
Normal doğumdan hemen sonraki gün bile banyo veya duş yapılabilir.
Sezaryenden sonraki ilk 3 gün genellikle önerilmez. 3 günden sonra dikiş yerini fazla tahriş etmeden banyo yapılabilir, dikiş yerine su veya sabun temasının artık bir sakıncası yoktur.

Besin zehirlenmesinden korunmak için

GEBELİKTE BESİN (GIDA) ZEHİRLENMESİ

HAMİLELİKTE BESİN ZEHİRLENMELERİ
Besin zehirlenmesi bazi bakterilerle ve bunların ürettikleri toksinlerle kontamine olmuş yiyeceklerin tüketilmesi sonucu oluşan bulanyı, kusma, baş dönmesi, karın ağrısı, ishal tablosudur. (Halk arasında mide üşümesi de denir.) Bazen ateş de eşlik edebilir, karında kramplar olabilir. Zehirlenmeye neden olan besinlerin tüketilmesinden 1-2 saat sonra olabileceği gibi en geç 1-2 gün içerisinde bu şikayetler başlar. Aynı besini beraber tükettikleri halde bazı kişilerde besin zehirlenmesi oluşurken bazı kişilerde oluşmayabilir. Özellikle yaz aylarında besinlerin taze olarak korunması ve saklanması zor olduğu için yaz aylarında sık görülür. Toplu yemek verilen otellerde ve tatil köylerinde olabilir. Süt, yoğurt, sütlü tatlılar, kremalı yiyecekler, pasta, et, tavuk, mayonezli yiyecekler, deniz ürünleri besin zehirlenemesine en çok neden olan ve dikkat edilmesi gereken yiyeceklerdir. Bozulduğundan şüphe ettiğiniz herhangi bir besini tadına bile bakmadan atmalısınız, tadına bakacak kadar az miktarda besin bile zehirlenmeye neden olabilir. Bakteriler gözle görülmediği için normal görünüşlü bir besinde bile çok sayıda bakteri ve toksin bulunabilir.

Besin zehirlenmesine en çok neden olan bakteriler salmonella, clostridium perfringens, esherichia coli, listeria monocytogenes (listerya enfeksiyonu) ve shigella bakterileridir. Salmonella özellikle çiğ veya iyi pişmemiş pastörize dilmemiş sütte, tavuk, yumurtada bulunur. Bu nedenle gebelikte asla pastörize edilmemiş süt kullanılmaması gerekir. Clostridium Perfringens isimli bakteri toprakta, insan ve hayvanların sindirim sistemlerinde ve dışkı ile kirlenmiş
sularda bulunur, çiğ etlerde bulunur.

Gebelik ve bebek üzerine etkileri:
Aşırı sıvı kaybı ve genel durum bozukluğu, uzun süre çok yüksek ateş gibi belirtiler olmadıkça gebelikte bebek üzerinde olumsuz etki yapması beklenemez. Ancak annenin tedavisiyle beraber eya sonrasında bebeğin de kontrolü gereklidir.

Tedavi:
Tedavisinde sıklıkla hiçbirşey yapılmasa bile kısa sürede toksin (zehir) atıldıkça düzelme görülür ancak besin zehirlenmesi şüphesi varlığında hamilelik olsa da olmasa da hemen doktora başvurmak gerekir. İshal ve kusma ile kaybedilen sıvılar ağızdan ve serum yoluyla verilir. Bazı besin zehirlenmelerinde antibiyotik tedavisi de gerekir. Çok nadiren mide yıkaması yapılır, her zaman gerekmez.

Besin zehirlenmesinden korunmak için:
Hamilelerin ve hamile olmayanların besin zehirlenmelerinden korunmak için her zaman dikkat etmesi gereken kurallar: El temizliğine çok dikak etmek gerekir. Pastörize edilmemiş süt asla tüketilmemelidir. Çiğ ve iyi pişmemiş etlerden uzak durmak gerekir. dondurulmuş etler pişirilmeden önce iyiçe çözülmesi beklenmelidir ve çözülmüş yiyecekler tekrar dondurulmamalıdır. Son kullanma tarihlerine dikkat edilmelidir, 1-2 gün bile geçse tüketilmemelidir. Meyve ve sebzeler bol su ile yıkanarak tüketilmelidir.

Gebelikte Dizanteri (Kanlı İshal)

GEBELİKTE İSHAL VE DİZANTERİ

HAMİLELİK DÖNEMİNDE İSHAL (DİYARE) VE DİZANTERİ
İshal günde 3 kereden fazla dışkılama anlamına gelir, dışkının kıvamı hafif yumuşaktan su gibi kıvama kadar değişebilir. İshalin nedenleri sıklıkla enfeksiyon ajanlarıdır, bunun dışında ilaçlara (antibiyotiklere) bağlı, bazı barsak hastalıklarına bağlı, besin zehirlenmelerine bağlı ishaller de olabilir. 2 haftadan kısa süren ishallere akut ishal denir. Akut ishallerde %90 sebep enfeksiyon ajanlarıdır. Akut ishallerde bulantı, kusma, ateş, karın ağrısı gibi şikayetler de sıklıkla görülür. Bu enfeksiyon ajanları sıklıkla iyi temizlenmemiş ellerden, hijyen sağlanmamış yiyecek ve içeceklerden, güvenilir olmayan besin maddelerinden alınmaktadır. Besin maddelerinin güvenilir marka olmasına ve son adet tarihi geçmemiş olmasına dikkat etmek gerekir.

Antibiyotik kullanıma bağlı ishaller ilacın kullanıldığı ilk günlerden itibaren başlayabileceği gibi, ilaç bittikten 1 ay sonra bile başlayabilir.

İshal olan insan çok sıvı kaybeder bu nedenle tedavide birinci kural kaybedilen sıvı ve elektrolitleri yerine koymaktır. Bu nedenle hastaya bazen ağızdan bazen serum ile bol sıvı takviyesi yapılır. Gebelikte bol sıvı almak ve vücudun susuz (dehidrate) kalmaması daha da önemlidir. İshal nedenini araştırmak için dışkı (gaita) ve kan tahlilleri yapılabilir. Eğer yapılan tahlillerde enfeksiyon ajanı (bakteri) saptanmışsa hamilelikte kullanılabilen bebeğe zararı olmayacak uygun antibiyotikler verilir. Sebep amip ise buna yönelik antibiyotik verilir. İshal hastalarına özel ishal diyeti verilir.

Dizanteri (Kanlı İshal)
Kanlı ishal olarak da bilinen dizanteriye amip (amipli dizanteri) veya shigella denilen bakteriyel enfeksiyon (basilli dizanteri) neden olur. İshalde dışkı kanlıdır, yüksek ateş, bulantı kusma, şiddetli karın ağrısı eşlik eder. (Her kanlı ishal dizanteri değildir) Dizanteri yaz aylarında daha sık görülür. Hijyen kurallarına uyulmaması bulaşmada birinci etkendir. Sebze ve meyveler çok iyi temizlenerek tüketilmelidir. Başka insanlara yaklaşmakla, dokunmakla v.b bulaşmaz, mikrop taşıyan besinlerden yani fekal-oral yol ile bulaşır.
Tedavide hamilelik ve bebek üzerine yan etkileri olmayan antibiyotikler verilir ve bol sıvı uygulaması yapılır.